Güncel

Kelam Tarihi 2.sınıf

23 Mayıs 2013 19:03
Kelam Tarihi 2.sınıf

Kelam Tarihi 2.sınıf Mehmet Bulgen Ders Notları

kelam_1.docx

kelam_dersi_notlari1.docx

kelam_tarihi_ders_notlari_final_t-i.docx

 

 

Kelam Tarihi Mehmet Bulgen (Final)

 

m. 8 yyilin ilk yarisindan günümüze kadar kelam tarihi 3 döneme ayrilir

1)Tesekkül dönemiàMutezilenin bulundugu dönemà kelamin kurulusu

2)klasik dönemà mutekaddimin dönem 10yy.-12yy.

3)muteahhirin dönemià gazzali sonrasi dönem

 

Mutezilenin tesekkül  ve etkinligini kaybettigi klasik dönemde yasadigini söyleyebiliriz. Mutezile – bagdat ekolü, abbasi halifesi me`mun döneminde devletle ic ice olmus, devletin resmi ekolü haline gelmisti. Onunla beraber kendi fikir ve düsüncelerini insanlara benimsetmeye calismistir. Bunlardan biri ise MIHNE olayidir. Kuranin mahluk oldugunu „emri bil maruf ve nehy anil munker“ ilkeleri geregince herkese benimsetmeye calismistir.

Ehli Hadisàdogrudan mutezileye karsi cikmis bir ekoldür. Mihne olayinda mutezileye karsi durmuslardir. Ahmed bin Hanbel ve bir cok alim hapse atildi, iskenceye maruz kaldilar. Fakat ne zamanki hilafet degisti, ehli hadis mutezilileri hapse atti ve bir cok degisik yerlere sürdü. Hakimiyet ehli hadisin eline gecmistir.

 

Ehli sünnet vel cemaat

Ehli sünnetin dogmasina ne temel hazirlamistir?

Bagdat mutezilesinin MIHNE olayi.( kuran mahluktur görüsü) halka kuranin mahluk oldugunu kabul ettirmeye calismalaridir. Iste mutezilenin bu baskisi üzerine ehli sünnet dogmustur.

Ehli sünnet vel cemaat kavraminin icerisine kimlerin girdigi hususunda esari öncesi dönemde ihtilaf vardir. Fakat esarilik ve maturidilik kelam mezhebi olarak ortaya ciktiginda, ehli sünnet vel cemaat denildiginde bu ikisinin kasteldigi bilinmekte ve bunda ittifak olmaktadirlar.

Ehli sünnet vel cemaat, „resulullah sav. Ile ashabin akaid sahasinda takip ettikleri yolunu izleyenler“ anlamina gelmektedir. Kisaltilmis sekli EHLI SÜNNET´tir. Hz peygamber ümmetinin ihtilafa düsmesi halinde dogru yoldan ayrilmamasi icin, „ihtilafa düstügünüzde benim gidisatim ve rasit halifelerin yolunu takip ediniz“, buyurmustur. Baska bir hadiste kurtulusa erecek kullarin ( firka-i naciye ) hangisi oldugu sorulmus? Efendimiz „benim ve ashabimin yolunu takip edenler“, buyurmustur.

Ehli hadis ve mensuplarindan olan ahmed bin hanbel gibi alimlere yapilan iskencelere ragmen, teslim olmayan ahmed b. hanbel kazandigi karizma ehli hadisin toplumda güc kazanmasina ve ehli sünneti temsil eden tek firkaymis gibi algilanmasina yol acmistir. Kendileride bunu millete böyle lanse ettirmislerdir. Ehli hadisin SALT ( sadece) nassa ve lafza bagli olmasi, akli kullanmamasi. Kelami sistematigi kullanmamasi o dönemde disaridan islama yöneltilen elestirilere ve islma toplumu icersinde yer alip, ehli hadise elestiriler yönelten kesimlere cevap verememekteydi. Iste bu dönemde yine ehli rey ve ehli hadis icersinde yer almakla birlikte, ehli sünnetin sahip oldugu inanc ve düsünceleri, akilla temellendirmeye calisan bir kesim ortaya cikti.

Bunun basinda

  1. Ibnu Kullabe el basri
  2. El kalanisi
  3. Haris el muhasibi

Bulunmaktaydi. Bunlar esari ve maturidi kelam ekollerinin zeminini hazirlamislardir.

 

Ehli Hadis ( selef )

  • Ilk alimler, gecmis islam büyükleri.
  • tabiin, mezhep imamlari, büyük fukaha ve muhaddisler selefiyyedir.
  • Ilk asirlarda islam dünyasinda hakim olan akaid, selef akaidesidir. Daha sonra bidat firkalari, ehli sünnetin ortaya cikmasi olsun, selef akaidesini benimseyenleri azaltmistir. Yani taraftarlarini azaltmistir.
  • Kuran ve sünnette olani – mütesabihatiyle birlikte – alir, akla, mantiga ve tevile basvurmadan oldugu gibi kabul eder.
  • Allahin zati, fiili ve haberi sifatlarinin hepsini nasslarda oldugu gibi, tevil etmeksizin aynen alir. yani allahin vech, yed, istiva gibi haberi sifatlarini oldugu gibi alirlar.  allahin eli vardir, ama insanlardaki ele benzemez. Onun elinin nasil oldugunu ancak allah kendisi bilir. “asli ma`lum vasfi mechul” .  
    àbuna nazaran mutezile ise sifatlarinin bazilarini kabul, bazilarini red ve bazilarini ise tevile eder.
  • Mütesabihatin zahirine inanir, batinini ( ic yüzünü ) tasdik eder, anlasilmasini allaha havale eder. Onu bilmekle mükellef olmadiklarini söylerler. Selefiyyenin bu görüslerini yanlis anlayan bazi gruplar, ifrada düserek tesbihe gitmisler ve tevilden kacalim derken, tecsime düsmüslerdir. à bunlar hasviyye veya müsebbihe diye isimlendirilirler.

 

Imam gazzali kaleme aldigi “camiul avvam an ilmil kelam” adli eserinde selef akidesinin 7 mühim esasini tespit etmistir.

  1. Takdis ilkesià allah yarattiklarina, cisimlere benzemez. Sanina layik olmayacak, herseyden allahi uzak tutmak. Allahin haberi sifatlari, örnek; allahin eli oldugunu söylerler, öyle Kabul ederler, ama onun nasil oldugu konusunda birsey söylemezler. “asli malum vasfi mechul”
  2. Tasdik ilkesià kuranin ve sünnetin nasslarini, muhtevalarini bilmeleri/tasdik etmeleri
     
  3. Aczi itirafà nasslarda gecen mütesabihattan maksat olan mana ve ilahi muradin ne oldugunu bilmedigini itiraf etmektedir.
  4. Sükutà bu mütesabihati bilmemekle beraber, bunun üzerinde düsünüp vet evil etmemek, arastirmamak, bilen veya bilmeyene hakkinda soru sormamak.
  5. Imsakà mütesabihat üzerinde her hangi bir yorum ve tasarruf da bulunmaktan kendini men etmekà tevilden kacmak
  6. Kefà mütesabihat ile kalben dahi mesgul olmamak. Onlar üzerinde düsünmemek. Bir önceki bir ilke ( imsak) dili, bu ile kalbi men ediyor.
  7. Marifet ehlini teslim mütesabihattan men olunan avvam, kendilerinin aciz olduklari seyleri, resulullah, ashabi kiram, evliyayi salihin ve ulemai mütehassisinin bildiklerini kabul etmesi gerekir.

 

Not: prensiplerden anlasildigi üzere, ehli hadisin akaidesinin esaslari, mütesabihatin tevil edilmemesi noktasinda toplanmaktadir.

 

Esarilik

  • Kurucusu Ebul Hasen el Esari
  • Ehli sünnetin ilk kelami mezhebidir
  • Imam esari hayatinin 40 yilini basra mutezilesinde gecirmistir
  • Müsebbihe ve mücbire isimleriyle de anilmistir
  • Itikadi konular tesbitinde ahmed bin hanbelden etkilenmistir, ve bir cok görüsünü benimsemistir
  • Kelam metodu olarak (mutezilenin önem verdigi) akli kullanmistir
  • Maturidi ile birlikte ehli sünnet kelamini olusturmaktadir

Esarinin ortaya cikisià mutezile ile 3 kardes meselesi hakkindaki ihtilaftir

*Mutezile: allahin zatinin ezeli oldugunu, sifatlarinda zatina dahil oldugunu kabul etmislerdir
misal: allah konusur, kitap gönderir, yaraticidir, görür
à fakat tekvin, kelam sifatlari oldugunu kabul etmezler, bunlarin zatindan oldugunu kabul ederler. Ehli sünnet kurucularindan biri olan ibn kullab el basri mutezilenin bu görüsünü red etmis. Kendisi kelami sifati 2´ye ayirmistir.

1) kelami lafzi: allahin zatindan ayri ezeli sifat ( sonran yaratilmis olmasi )

2) kelami nefsi: sonradan yaratilmamis olanlar. Allahin sifatlari oldugunu Kabul eder, ilm irade, kudret gibi, fakat bunlar allahin zatindan ne ayri ne de gayridir.

Esariligin temel görüsleri

  1. Uluhiyyet
    à Sifatlar: bu konuda ibn kullabin ´getirdigi cözümü kabul ederler. Bu yöntemiylede mutezileden ayrilirlar. Allahin ezeli sifatlari oldugunu kabul ederler.
    àHaberi sifatlar: tevil edip etmeme hususunda farkli görüsler olmustur. Imam esari (haberi sifatlari) tevil etmeden allaha izafe ediligi sekliyle, ona laik manalar ihtiva ettigi gibi kabul etmistir.
    ( esari) muteahhirin kelamcilari ise müslüman halk bu lafizlarin zahirine baglanarak allah hakkinda tesbihe düser endisesiyle allahin zatina layik bir bicimde tesbih ve tecsime düsmeden tevil etmislerdir.
  2. Ru´yetullah: haktir. Görmek icin illa fiziksel bir sey gerekmez. Allah diledigine cemalini yaratir. „Var olan hersey görülebilir“!!!

ALLAH VARDIR; ÖYLEYSE ALLAH DA GÖRÜLEBILIR
àAllahin varligi: bilginin kaynagi 3´tür
1) duyu 2) haber ( mutevatir) 3) akil
àepistomoloji/bilgi teorisi 2´ye ayrilir

  1. Kadimin bilgisi ( madumu da, yani yok olan bilgiyi de icine alir ), yani allah gecmiside gelecegide bilir.
  2. Hadisin biligisi, ikiye ayrilir
    1) IZDIRARI: zorunlu bilgi, yani insanda istemsiz olusan bir sekilde kendiliginden olusan bilgi. Acligin, toklugun hissedilmesi gibi.
    2) IKTISABI ( istidlali): nazar ve istidlal yoluyla kazanilan bilgi
     allahin variligina ve birligine dair bilgi, ikisinden hangisi ile elde edilir?

Hemen hemen bütün kelmaci bilginlere göre izdirari bilgi ile bu bilgiye ulasilamaz, cünkü allaha iliskin bilgi izdirari olsaydi, insanlar allahin varligindan süphe etmez ve herkes ona inanmak zorunda kalirdi ve efendimizde böylece cabalayip allahin varligini ve birligini delillendirmeye calismazdi.

Dolayisiyla bu bilgi istidlal yoluyla elde edilecegi ortaya cikmaktadir. Allahin yaratmis oldugu alemden yola cikarak elde edilir. Cünkü alemde allahin varligina ve birligine dair, kuran gibi ayettir.

Not: eger iman bir kazanim olmasaydi, nicin cennet ile mükafat olsun!!!

Esarilikte tam bir epistomolojik tutum yürütülmemistir. Maturidilikte ise daha tutarli yürütülmüstür.
Maturidi: allah, peygamber ve hükümlerini teblig edecegi kuran göndermese bile, insan allahin varligi ve birligi konusunda inanmasi gerekmektedir. Bu bilgiye evrenden istidlal yoluyla ulasabilir.
Esari: peygamber gönderilmesede, insan inanmakla mükellef degildir.

 

  1. Nübüvvet
    esarilere göre bir kisinin peygamber oldugunun kaniti, gösterecegi mucizeye baglidir. Bunu güven sayesinde iddia ediyorlar, cünkü tabiattaki olan her durum, allahin elindedir. Hic bir sey onun izni disinda hareket dahi edemez. Kisi ben peygamberim demesiyle, sayet mucize gösterebilirse, bu onun peygamber oldugunun kaniti olur, cünkü allahin yardimiyla yapmis oldugu ortaya cikar.
  2. Kaza ve kader
    insan kendi fiilinin yaraticisi degildir. Ama insan sorumludur. Yaratan, yoktan var eden yalnizca allahtir. Allah insanda bir meleke yaratir. O meleke ile ne yapip ne yapmayacagi konusunda insan özgür bir tercih de bulunabilir.
  3. Keramet : haktir
  4. Sistematik kelami red ederler
  5. Bütün evren sonradan yaratilmistirà en önemli prensipleri
  6. Esya sanal degildir, gercektir, vardir.
    sonradan var olmadir ve hala olus halindedir.
    buna vesilecilik, halki cedid ve halki müstemir ( yaratmaya devam eder) de denir.

 

Maturidi

  • Kurucusu ebu Mansur el maturidi
  • Maturidi Semerkand hanefi medreselerinde egitim görmüs ve bundan dolaydi da hanefilikten önemli ölcüde etkilenmistir.
  • Mezhep maveraunnehr bölgesinde ortaya cikmistir
  • Kelamcilar maturidi mezhebinin asil kurucusu olarak imami azam ebu hanifeyi Kabul ederler ve maturidinin akli ve nakli deliller kullanarak bu mezhebi devam ettirdigini Kabul ederler.
  • Akil kullanma hususunda mutezileye, esariden daha yakinlardir.
  • Mütesabihati tevil etmezler,fakat muteahhirun maturidi kelamcilar tevili kullanmislardir.
  • Maturidi alimleri arap diline cok önem vermislerdir. Yani Kavramlarin arapca aciklamalarina önem vermislerdir.bu yönüyle kelamcilar dilciyi temel otorite kabul etmisler, Bunun yaninda eski siirler, güncel arapca gibi unsurlari da dikkate almislardir. Bunlara göre dilde isimlendirme nazarla degil sema´ iledir. Iste dilin bu kadar etkisi olmasi acisindan bütün kelami kavramlarin anlamlarini dilcilerden ögrenmeyi kabul etmisler. Böyle olunca da görüslerini bir  nevi dilci belirlemis oluyor. Maturidi sistemini olustururken eksen olarak vahiy ve dili almistir.
  • Bu mezhepte de bilgi ikiye ayirilir.
    1) kadir
    2) muhdis
  • Insanlar marifetullah konusu hakkinda peygamber gelmedikce, bilmede yükümlü olduklarini savunurlar. Bundan dolayi herkes hesaba cekilecektir.

Mutezile ve ehli sünnet farki

  • Mutezile akla o kadar cok önem vermisler ki, akli, yerine gore hakem, yerine gore hareket noktasi kilmislar.
  • Ehli sünnet ise akli naklin hizmetinde, teyit edici, aciklayici ve tamalayici olarak görmüsler.

*Bir Hadise öyle gerceklesecegi icin Allah biliyor – Allah bildigi icin o konu öyle gerceklesmiyor.

 

Maturidilikle Esarilik arasindaki farklar

  1. Maturidi: Allahin eli, allahin yüzü ( yedullah, vechhullah ) hakdir. Asli malum, vasfi mechuldür.
  2. Bunlar mecaz ifadelerdir, yed ve vech kudret ve zat demektir.
  3. Maturidi: Hikmet, Allahin ezeli bir sifatidir.                      
  4. : Ezeli bir sifat degildir.
  5. Maturidi: Allahin va´idinden, yani tehdidinden dönmesi imkansizdir.
  6. : Allah va´idinden hulf edebilir, cayabilir.
  7. Maturidi: Allah cirkin bir sey yapmaz, zira cirkin bir seyi yapmasi cirkin olur. Bu da aklen imkansizdir. Allah mümini ebedi olarak cehennemde yakmaz, kafiri cennete göndermez.
  8. : Allahin fiillerinde cirkinlik diyebir sey yoktur. Allah bir peygamberi ebedi olarak cehennemde yaksa, buna karsilik bir kafiri cennete gönderse dahi cirkin bir is yapmis olmaz.
  9. Maturidi: Allahin var ve bir oldugu (vahiy gelmese bile) aklen farzdir.
  10. : degildir. Sit-i nübüvvet, yani peygamberligin sesi ve tebligi ulasmamis olan bir bölge ahalisi, maturidilere göre sadece allahin varligini bilmek ve buna iman etmekle mükelleftirler. Esarilere göre hic bir seyle mükellef ve hic bir isten mesul degillerdir.
  11. Maturidi: iman, tasdik ve ikrardan ibarettir.
  12. imanin mahiyeti sadece tasdiktir.
  13. Maturidi: iman ne artar ne de eksilir
  14. : artar ve eksilir.
  15. Maturidi: Mukallidin imani sahihtir
  16. : degildir
  17. Maturidi: Iman mahluk degildir
  18. : mahkluktur
  19. Maturidi: Peygamberlikte erkeklik sarttir.
  20. : „Ey Resul, senden önce sadece kendilerine vahyettigimiz erkekleri (ve ricali) peygamber olarak gönderdik“ Nahl 16,43 / yusuf 12,109 / enbiya 21,7à bu ayetler peygamberlerin sadece erkeklerden gönderildigini, kadindan peygamber gönderilmedigini acikca ifade eder.ayrica kadin, halife, vali, emir, komutan ve kadi olma hakkina ve ehliyetine sahip degildir. Ehliyeti eksiktir, o halde peygamberde olamaz. Fakat müftü olup fetva verebilir . ayetin delaleti katidirà hz suayb o haberi iletmistir.  Hz musanin annesine vahyedilmesi, ilham manasindadir.
  21. : degildir.
  22. : Biz musanin annesine vahyettik ki… Taha 20,38 / kasas 28,7à ayeti hz musanin annesine vahyin geldigini acikca göstermektedir. Vahyin gelmesi ise peygamberligin alamet ve özelliklerindendir. delaleti kesindir. Bu ayeti zanni ve tahmini yorumlarla tevil etmek dogru degildir. Hz meryeme cebrail as min gönderilmesi.
  23. Maturidi: Mütesabih ayetler te´vil edilemez.
  24. : edilebilir (sonraki esariler)
  25. Maturidi: Allah rüyada görülemez
  26. : görülebilir

 

Kelamin Dönemleri:

  1. Tesekkül Dönemi (erken Kelam dönemi) M 8. yy- 10.yy ->Mutezile etkin Kelam ekolü
  2. Mutekaddimun Dönemi (Klasik dönem kelami) M.  10-11yy.

Kelamin  sistemli hali,  Esariyye ve Maturidiyyenin ortaya cikisi

  1. Muteahhirun Dönemi M. 11.yy-13.yy

Gazzali tarafindan baslatildi

Felsefe ve Mantikdan etkilenen bir Kelam ortaya cikti

Hudus delili yerine imkan delili kullanildi

  1. Cem ve tahkik dönemi (Yerleme dönemi) M. 13.yy-19.yy
  2. Yeni ilmi Kelam

 

GAZZALİ: (505)

  • 450’de Tuz şehrinde doğdu
  • Babası yün ile uğraştığından “gazzali” ismini almıştır
  • Nişaburda medresede eğitim alırken 2 şahıstan özellikle etkileniyor:
  1. İmamu’l Harameyn el CÜVEYNİ (Nizamul Mülk medreselerin Rektörü)
  2. FARMADİ (Kuşeyrinin öğrencisi)- ünlü Mutesavvıf)
  • 1091de Nizamiye medreselerin Rektörü oluyor
  • Hedef, yani Nizamiyye medreselerin ana misyonu: ehli sünneti müdafaa, geliştirme ve islam alemini tel bir çatı altında toplamak
  • Gazzalinin kelamım tanımında bu düşünce ortaya çıkmakta: “Ehli Sünnet inancını ehli bid’atin eleştirileri karşısında koruyan ve savunan bir ilimdir.
  • Zafer sadece savaş ile değil, ilmi faaliyetler ve fikri görüşler ve sağlam itikad ile olur”
  • Gazzalinin genel hedefi:  Dini ilimleri ihya etmek = “ ihya-u ulumdid’ din
  • kelamin isi „cedel“dir (tartisma)à bundan daha ziyade bir samimiyet, ice bakis olmasi gerekir. Yüzeysel tartismakla dinin özünden uzaklastigi görüsündedir.
    hedefi ve misyonu, vehhabileri islam dünyasindan ayirmak ve ehli sünnet görüsünü tüm dünyaya yaymak.
  • Gazzaliye göre kelam işin duygusal boyutunu ihmal ediyor, sırf mücadele ve münakaşa ile olmaz= sünnete uygun olan Farmadiden öğrendiği Tasavvuf bu duygusal boyutu veririr
  • Kelamin konusu mevcutturà var olan hersey; gazzaliden sonra kelamin konusu mecvuttanàma´luma gecmistir. Ma´lum:“akledilen“.
  • Müteahhirin döneminde fizike önem verilmiyor, kozmolojiden uzaklasiliyor, felsefe takip ediliyor.
  • Nizamu’l Mülk’ün eseri: Siyasetname

Benimsenen itikadi yün ve hayat tarzı ve mezheb, Ehli sünnet oluyor (Eşarilik); diğerlerin hepsi Bidat fırkaları olarak görülmüştür

  • 1105-1111’e kadar Gazzali hem kelamcı hem de tasavvufcu

Ömrünün sonunlarına doğru yazdığı „el Mustasfa“ eserinde „kelam ilmi ilimlerin en şereflisidir- eşreful ulum“ diyor!

 

Gazzalinin felsefecileri 20 konuda elestirir ve 3 konuda tekfir eder ( tehafetul felasife):

  1. Alemin kıdemi:
  • Felsefeciler evren ezelidir derler (eter var, bu kevn ve fesada uğramaz)
  • Kelamcilar: Kadim-Hadis iliskisi
  • Felsefeciler: Vacip-mümkün iliskisi
  1. Allahın cüziyyatları bilmesi:
  • Cüziyyatın bilgisi değişir, bundan dolayı Allahın bilgisi de değişir derler ve o yüzden Allahın cüziyyatları bilmediğini iddia ederler
  • Tanri küllileri bilir, yani insaniyeti bilir,Ahmet Mehmeti degil. cüzileri bilmez.

Gazzali: Allah yeryüzünde olan en kücük hücreyi bile bilir -> Epistemoloji tartismalar

  1. Haşr-i cismani:
  • “Madumun ayni ile iadesi mümkün değildir”
  • Tekrar haşrolunmamız, vücüdlarımızla bir daha mümkün değil derler. Bukadar toprak yetmez.Yani Haşrolunma ruhanidir derler
  • Ahiret hayati ruhani olacak cismani olmayacaktir
  • Kelamcılar derler ki, bir defa yaratan onu tekrar yaratır. Hiç yoktan yaratmak asıl şaşılacak şey, tekrar yaratmak değil. Hem Allah dilerse yeni toprak yaratır. Haşrolunma cismanidir!

İbn RÜŞD Tehafetuş tehafetul Felasife de gazzaliyi eleştirmiştir

 

 

 

Gazzalinin yaptıkları:

  1. İNİKASI EDİLLEyi RED EDER:
  • Delilin çökmesi metninde çöktüğü anlamına gelmez!
  • Kelam ve mütekaddimin döneminde Allahın varlığına HUDUS deliliyle varırırz. Allah harici herşey sonradan yaratılmıştır
  • “bir konuyu farklı bir delille bir daha delillendiririz, o da olmazsa yeni bir delil buluruz”
  1. MANTIK İLMİNİ KELAMA DAHİL etmesi:
  • Aristo mantığını islam düşüncesine getirmiştir
  • “Mantık bilmeyenin ilmine güvenilmez”
  • İBN HALDUN: “GAZZALİ NE ZAMAN İSLAMİ İLİMLERE MANTIĞI SOKTU. HUDUS DELİLİ VE ATOMCULUK ÇÖKTÜ
  • == o bunu yapmakla Kelamı felsefileştirmiştir.

 

 

Mütekaddimun Dönemi Kelam Literatürü: EŞARİ (alimleri)

  1. Ebul Hasen el- EŞARİ (324/936)
  • El ibane an usuli’d-Diyane
  • İstihsanu’l havd fi ilmi’l –Kelam
  • Kitabu’l luma
  • Makalatu´l-Islamiyyin
  1. Bakıllani (403/1013)
  • Et Temhidu’l-evail ve’t Telhusu’d-delail
  • El İnsaf
  1. İbn Furek (401/1010)
  • El Mücerredu makalti’l Eşari
  1. Abdulkahir el Bağdadi (420/1035)
  • Usulu’d Din
  • el-Fark beyne´l firak
  1. İmamu’l Harameyn el Cüveyni (478/1085)
  • Eş Şamil fi usuli’d-Din
  • Kitabu’l irşad

 

 

 

 

Mütekaddimun Dönemi Kelam Literatürü: Maturidi alimleri

  1. Imam Maturidi (ö. 333/944)
  • Kitabü´t-Tevhid
  • Tevilatü´l-Kur´an
  1. Ebu Seleme es-Semerkandi (ö. 4.-5. Asir)
  • Cümelü-usulu´d-din
  1. Hakim Semerkandi  (ö.342/953)
  • Kitabü´s sevadil-azam
  1. Ebu´l Yüsr Pezlevi (ö.493/1100)
  • Usulu´d-Din
  1. Ebu´l Muin en-Nesefi (ö. 508/1114)
  • Tebṣiratu´l-edille

 

 

Örnek:  Mütekaddimin Kelam Literatürü: BAKILLANİ; Et TEMHİD:

  1. Bölüm: Bilgi ve Nazar bahsi MALUMAT=Epistemoloji, Bilgi nedir, bilgi vasitalarini anlatir, Kadimin ve muhdesin bilgisi

- Bütün mütekaddimin dönemi kelam kitapları bu bölüm ile başlamaktadır. Bu bölümde eşyanın hakikatinin sabit olduğu ele alınır.

- Bilgi yolları 3’tür 1) Duyular 2) Doğru haber (mütevatir) 3) Akıl (nazar ve istidlal). Bir şeyin gerçekliği, varlığı ele alınırken bu 3 tür yollardan öğrenilmektedir.

- bilgiyi 2’ye ayırmaktadırlar.
1) Kâdimin bilgisi (Mutlak bilgi, ma’dumun bilgisinin mümkün olduğunu kabul ederler
2) Hâdisin bilgisi (Nazar ve istidlal)
bilgi konusunu iyi bir temel üzerine kurmaları gerekir ki muhdesat bahsini delillendirip, savunabilsinler.

  1. Bölüm: var olanlar MEVCUDAT=Ontoloji
  • kelam ilmi varlık, dünya görüşü oluşturmaktadır. Varlığı hemen 2’ye ayırırlar.
    1) Kâdimin bilgisi 2) Hâdisin bilgisi.
  • Bu bahiste kelamcılar tevhidi belirmektedirler. Allah’ı âlemden ayırmaktadırlar ve Allah’ın kadim olduğunu, ma siva’nın da sonradan yaratılmış olduğunu, sonradan yaratılanlarında bir sonu olduğunu.
  • Allah ile alem asla birleştirilemez!Allah dışında herşey muhdes. Onun dışında herşey profan, tek kutsal O’dur

 

  1. Bölüm: MUHDESAT=Kozmoloji)
  • Bu bahiste ayrıca Allah dışındaki bütün varlıkların fizik kurallarına tabi olduğunu, fiziksel açıdan var olduğunu söylerler, Allah’ın ise fizik ötesi olduğunu savunurlar.
  • Burada kelamcılar evreni tartışırlar, sonradan var olduğunu, duyularımız ve akıl ile değerlendirirler, Sonradan var olanında bir yaratıcısı olması gerektiğini anlarlar ve ayrıca sonradan var olanın bir gün yok olacağını da anlamaktadırlar -> Kelamcilar arasi ittifak.
  • Kelamcılara göre: Allahu tela’za karşı bilgi ıztıra-, bilgi değildir, İKTİSABİ bilgidir. İstidlal ve tefekkürle sonran KESB ettiğimiz/kazandığımız bir bilgidir!

 

Bu ilk üç mesele birbirileriyle bağlantılıdırlar. Hepsi birbirini tamamlayan bahislerdir - 1.-3. Bölüm Dakiku´l Kelam, Kelam sadece evren üzerinden yola cikarak Allah´in varligini, sifatlarini ve nubuvveti ayet ve hadis kullanmadan ispat eder.

 

        4.  Bölüm:  Uluhiyyet

  • Tanrının varlığı ve birliği tespit edilir, daha sonra tanrının sıfatları vs. ve peygamberlerin gönderilmesinin mümkün olduğunu ele alınır.

 

  1. Bölüm: Nübüvvet
  • kelamcılar peygamberlerin gönderilmesinin mümkün olduğunu delillendirirler. Aklın Allah’ın varlığını ve birliğini, peygamber göndermesinin mümkün olduğunu idrak edebilir, ama ibadetler, şeriatı, ahret ahvalini, cennet, cehennem, kabir hayatı gibi bilgilerin peygambersiz aklın idrak edemeyeceğini, bundan dolayı peygamberin gerekliliğini bu bahiste ele alırlar.

 

  1. Bölüm: Semiyyet
  • (Ahiret ahvali hakkinda sadece vahiy ile konusulur, vahye tabi olurlar)
  • Bu alanda nazar ve istidlal geçerli değildir. Semiyyat bahsini ilgilendiren konuların Hz. Peygamber’den geldiğine dair kesin bilgi (mütevatir haber) ve bu haberin kesin bilgi ifade ediyor mu, manaya delaleti kesşn mi bunlara bakarlar
  • Bu alanı ilgilendiren konular; ahret, cennet, cehnnem, kabir hayatı, amellerin tartılması gibi gaybi bilgilerdir.

        7.  Bölüm: Imamet

  • Şia imameti itikat meselesi yaptıkları için kelamcılar bu bahsi buraya almışlardır.

 

        4.-7. Bölüm Celilu´l Kelam konularini olusturmaktadir.

 

 

 

 

Muteahhirin Dönemi Kelam Literatur:

 

  1. Gazzali (ö.505/1111)
  • El Iktisad fil itikad
  1. Sehristani (ö. 518/1153) iki dönem arasi gecis kelamcisi olarak gecer.
  • Nihayetü´l –Ikdam
  1. Fahrettin er-Razi (ö. 606/1210) -  zirve sahsiyet, bundan sonra gerileme süreci baslar.
  • El Muhassal
  1. Seyfuddin el-Amidi (ö. 631/1253)
  • El-Ebkarul-Efkar
  1. El Kadi el  Beyzavi (ö.685/1286)
  • Tevailu´l Envar

 

Örnek: Muteahhirun dönemi kelam literatürü: Kadi el-Beydavi – Tevaliu´l Envar

  1. Giris: Nazarin hükümleri (Bilgi -> Malumat)

Mutekaddimun döneminden farkli olarak burada ilavetten Mantikdan bahs edilir.

  1. Birinci Kitap: (Mümkinat – tanri disinda hersey) Önceden Kadim ve Hadis idi, artik vacip ve mümkün diye ikiye ayrilir. Dakikul Kelam alaninda isimler degisiyor ve kavramlar mantigin dahil olmasiyla birlikte degisiyor.

Birinci Bab: Külliler (Mahiyet, Vahdet, Basiret)

Ikinci Bab: Arazlar

Ücüncü Bab: Cevherler = 1. Maddi (mütehayyiz) 2. Mücerred cevherler

  1. Ikinci Kitap: ILAHIYYAT (Allahin varligi konu olacak) – Yepyeni kozmoloji anlayisi ortaya cikti. Burada tek bir ayet kullanmadan felsefi aciklamalarda bulunmuslardir.

Birinci Bab: Allahin zat-i

Ikinci Bab: Allahin sifatlari

Ücüncü Bab: Allahin fiilleri

  1. Ücüncü Kitap: Nübüvvet – Nübüvvet bahsi olmasaydi, Kelam kitaplari felsefe kitaplari olurdu

Birinci Bab: Nübüvvet Bahisleri

Ikinci Bab: Semiyyat bahisleri (hasr ve ceza)

Ücüncü Bab: Imamet

 

Bu dönem kelamcisi Allahi ve Peygamberi izah ve ispati Bilgi+Varlik+Alem (Evren) sistemi ile gerceklestirir.

 

 

 

 

Fahreddin er- Razî (ö. 606/1210)

  • Kelam, felsefe. Tefsir ve usul-i fıkıh, Arap dili, matematik, mantık, astronomi gibi alanlardaki çalışmalarıyla tanınan âlimdir. à Bunda dolayı “Allâme” denilmiştir
  • Fıkıhta Şafii, itikatta ise Eş’arî dir kendisià Gazzâli gibi
  • İlk eğitimin Re’y de aldı
  • İlk hocası olan babası Ömer den ders almıştır
  • 12 yy’ın büyük ihyası olarak kabul edilir
  • Kelam kendisiyle zirveye ulaşmıştır, kendisinden sonra cem ve tahkik dönemi başlamıştır ve bu dönemde de bir düşüş yaşamıştır.
  • Temel amaçlarında biri “Ehlisünnet ve’l cemaat” ilkelerini tüm dünyaya yaymaktır
  • Dini ilimler içinde daha çok üstün olduğu alanlar tefsir ve kelamdır
  •  Tefsirinde dirayet metodunu kullanmıştır ve kendisinden sonra gelen hemen bütün müfessirlere kaynak olmuştur. Tefsirini yazarken dönemin bütün ilimlerinden istifade etmiştir. Bu ise bazen yanlış bilgi edinmesine yol açmıştır à kur’an’daki evrenle ilgili ayetleri tefsir ederken, gününde kabul edilmiş “dünya merkezde sabittir” görüşü ışığında tefsir etmiştir. Tefsir metodu çok eleştiriler almıştır, fakat bunu yanı sıra övenlerde olmuştur.
  • Bu dönemde kelamı tehdit eden unsur “felsefe”ydi
  • Astronomi ve matematik gibi konularda çok önemli kitapları vardır. Bu dönemde ilimler bir bütünlük oluşturmaktaydı, bir dünya görüşü ortaya koymak için, filozofların öncülerini reddetmek için felsefe, fizik, matematik gibi bilgilere gerek duyulmaktaydı. Yani, hem doğa bilimi, hem de din bilimine sahip olmak gerekiyordu
  • Yüzlerce eseri olduğu rivayet edilir, fakat bunlardan günümüze fazla ulaşmamıştır. En çok KELAM alanında eser vermiştir. Kelamı ilimlerin en şereflisi olarak sayıyordu, diğer ilimleri (dini) ise kelam’a tabii olduğunu kabul ediyordu. Gazzali gibi İslam filozofları karşısında Eş’ariyye’nin kelam sistemini savunmuştur, Gazzali’ye nisbetle eserlerinde felsefi konulara daha geniş yer vermiştir, özellikle tabiat ilimlerine ait konularda Ibn Sinâ’nın etkisinde kalmış ve felsefe ile kelamın konularını birleştirip felsefî kelam dönemini başlatmıştır. à kelamın felsefileşmesine adımı atan Gazzalî, Râzî ise bunu ikmal etmiştir
  • Südûr nazariyesini eleştirir
  • Tasavvuf ve kelamı menzettiği söylenir à iki dünya görüşü birleşmiştir
  • Hayatının sonlarına doğru Gazzâlî gibi tasavvufa intisap etmiştir.

 

 

 

 

 

 

 

 

Razinin Kelami görüsleri:

  1. Bilgi Teorisi:
  • A) duyular, b) doğrul akıl ve c) bunlara Razi insan faktörünü katar, yani çevre ve ortam bir insanı etkiler
  • Evrenin ezeli olduğunu kabul etmez, filozoflara muhalefet eder SUDUR teorisini red eder
  • Atom nazariyyesini savunur, ancak biraz farklıdır

Raziye göre: zamandan ve mekandan münezzeh olan mücerred cevher

  1. Mütehayyız ccevher: maddi
  2. Mücerred cevher: RUH,
  1. Uluhiyyet ile ilgili görüşleri:
  1. Sıfatı meani kabul eder. Allahın zatının ayrısıdır (eşari)
  • Eşariler yaratmayı 3 sıfatla açıklıyor: İLİM,KUDRET ve İRADE
  1. Kitapları;
  1. Mefathu’l – Gayb à Tefsir
  2. Muhassal
  3. El erbaîn fi usûli’d-dîn

 

Serh ve Derleme Dönemi

 

  • bilgiler ve kitaplar ortaya konmazsa ve daha önceki yapılmış olan ilmî çalışmalar üzerinde çalışılıyorsa buna gerileme denilmektedir.
  • Dini ilimlerin teşekkülü tamamlanmış bir dönem
  • Bu dönemde önceki dönemlerde yazılmış olan eserler şerh ediliyor, ve ayrıca şerh edilmiş olan eserler de şerh ediliyordu. Yani şerhler, şerh ediliyordu, buna kelamda “Hâşiye” ismi verilmektedir.  Bu kelam ilminin anlaşılmasının zor olduğunu, bir avamın yapamayacağı bir iş olduğunun göstergesidir.
  • Hem Eş’ari, hem de Maturidi alimleri bu dönemde yer alır,

    Eş’arî alimleri
    Gerileme bir dönem olarak kabul ediliyor. Bunun sebebi ise şayet bir dönemde yeni
  1. Adudüddin el- ici (ö. 756/1355)
  2. Sadeddin Taftazani (ö. 793/1390) à eseri à Şerhul Akâid
  3. Seyyid-i Şerif Cürcânî (ö. 816/1413)

Maturidi alimleri

  1. Ömer en- Nesefî (ö.537/1142) à eseri à Metnü’l – Akâid
  2. Ali b. Osman el-ûşî (ö. 573/1179)
  3. Nureddin es – Sabûnî (ö. 580/1184)
  4. Ebu’l Berakât en – Nesefî (ö. 701/1301)
  5. Ibn Humâm (ö. 861/1457) à eseri à Gazzâli’nin “Risaletü’l kudsiyyesini” şerh etmiştir. İmam Gazzâli bu risaleseyi herkesin anlayabileceğini söylemiştir. Fakat anlaşılabilmesi için şerh yapılmış ve halende şerhe bir hâşiye yapılması gerekmektedir ki anlaşılsın.
  6. Hızır bey (ö. 863/1458) à eseri à el- kasidetü’l - nûniyye
    Hızır bey’in yetiştirdiği öğrencileri
  1. Hoca zade
  2. Hayalî Ahmed Efendi à Ömer en- Nesefi’nin metnü’l-akâidine Taftazani şerh yapmıştır, şerhü’l-akâid isminde. Hayalî Ahmed Efendi de bu şerhe şerh yapmıştır, yani hâşiye yapmıştır à Hayâlî haşiyesi.
  3. Kestelli à bu da aynı şekilde Hayalî Ahmed Efendi gibi şerhü’l-akâide hâşiye yapmıştır.

 

Dönemin yazım kültürü

  • Bu dönemde en çok ortaya çıkan özelliklerden birisi “Hâşiye” yazmaktır, şerhi, şerh etmek
  • Tek bir meseleyi konu alan risaleler bu dönemde yazı geleneğine katılmıştır. Bunlardan biri kemal Paşa Zade’nin risaleleridir, iman, kader, akâid gibi konular hakkında yazmıştır.
  • Ta’likât, küçük, küçük notlar. Yazılmış olan bir eserin sağına-soluna kısa, notlar eklemek.
  • Hulâsâ, özetler. Bir eseri 5-10 sayfaya özetlemek
  • Bağımsız risaleler yazmak

 


 M. Suiçmez (UİK)

 

 

2460 kez okundu.
Facebook'ta Paylaş Twitter'da Paylaş
Yorum Yaz
Ad Soyad
Yorum Başlığı
Yorumunuz
Doğrulama Kodu

Yorumlar
İlahiyat
İslam
Nisa Suresi 34-35
27 Nisan 20131408 kez okundu
Güncel
Foto Galeri
T&İ Entertainment
05 Haziran 20131057 kez görüntülendi
Mola Kulübü
12 Ocak 20131823 kez görüntülendi
Felsefe Tarihi
06 Ocak 20132347 kez görüntülendi
Super Muslim
06 Ocak 20132071 kez görüntülendi
Video Galeri
Kinder über den Islam - Ammar und Umeyr
24 Aralık 2013656 kez izlendi
15 Aralık 20131088 kez izlendi
Die Spaltung der Umma (Siffin-Tahkim)
27 Eylül 2013829 kez izlendi